Denetleyen Ne Güzel Denetliyor

Abbasi hükümdarı Harun REŞİT, bir Allah velisi olan kardeşi Behlül-i Dane sokaklarda boş boş gezmesin diye şehir esnafını denetleme görevi ile görevlendirir.

Behlül Dane göreve başlar. * Sokakta bir çocuk elinde elinde bir torba ile gitmektedir. Çocuğu durdurur,

* Çocuğa elinde ne olduğunu sorar. Çocuk da bakkaldan toz şeker aldığını söyler. Birlikte bakkala giderler, Behlül, bakkalcıya şekeri tartmasını söyler. Bakkal şekeri tartar. Bir hokka olması gereken şeker bir hokkadan fazladır.

Behlül: -“Niye fazla verdin?” diye sorar.

Bakkal: -“Çocuklar, evine giderken şekeri yiyebilir, şekeri yemesinden dolayı evine eksik götürmesin diye fazla verdim.” der.

Behlül bakkala:-“geçiminiz, durumunuz nasıldır?” diye sorar.
Bakkal: — “Şükürler olsun, her şeyimiz iyidir. Geçip gidiyoruz” diye cevap verir.
Behlül bakkaldan çıkar ve başka birisinin elindeki paketi görerek, sorar:

-“Elinizdeki nedir?”
-“Kasaptan et aldım” diye yanıt verir.
Birlikte kasaba giderler.

Behlül : -“Tart bakalım” der. Kasap eti tartar. Kasabın verdiği etin tartısı eksik çıkar.
Behlül-i DANE, bakkala sorar: –“Durumunuz nasıldır?” Kasap cevap verir: — Durumumuz çok kötüdür borç batağı içerisindeyiz, ailemde hiç huzur yoktur. Eti eksik tartarak borçlarımı kapatmaya çalışıyorum.” diye cevap verir.

Behlül çıkar ve doğruca Harun–u Reşit’in huzuruna gider.
Behlül: -“Ben bu görevden istifa ediyorum” der.
Harun Reşit: -“Neden istifa ediyorsun.”

Behlül : -“Efendim, denetleyen öyle bir denetliyor ki, benim denetlemem neye yarar ki!

You may also like...